Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%1,50
BIST 94.437
%0,08
Dolar 4,7356
%0,05
Euro 5,4914
%-0,31
Altın 194,06
- REKLAM -
REKLAM

Bir Y’ol Kafası

14 defa okundu kategorisinde, 06 Tem 2017 - 19:16 tarihinde yayınlandı
- REKLAM -


Merhabalar Ben Işıl, 

Bundan sonra burada sizler için seçtiğim konularda köşe yazıları yazacağım, burada ve bu işte yeni olduğum için bir kusurum olursa şimdiden affola…
İlk köşe yazımı yazmaya karar vermek benim için biraz zor oldu çünkü hangi konu hakkında yazmak istediğimi bilemiyordum fakat sonra bana en çok ilham veren beni ayakta tutan, hayat amacım diyebileceğim bir konu hakkında yazı yazmak istedim; yolda olmak, seyahat etmek! 

Ben şahsen diğer seyyahlara veya interrail yapanlara göre çok fazla gezmiş sayılmasam da aslında olayın seyahat etmekten ziyade “gezgin” hayat tarzını benimsemekten ibaret olduğunu fark ettim. Bu yüzden eğer daha bu hayatın çok başındaysanız ya da az çok bir inanç adımı arıyorsanız bu yazım sizin için…
 
Neredeyse lisenin en başından beri sürekli gittiğim yerleri farklı görmeye çalışarak bu şekilde o gittiğim yerlerin tadını çıkartmayı unuttuğumu, aslında o gittiğim yerlerde görmediğim, göremediğim birçok şeyin olduğunu fark ettim. Fark ettikçe de bu yolda daha da istekli oldum bir süre sonra aralıklarla da olsa gittiğim o yerlere daha da heyecanla gider oldum. Bunu siz de o bayramlarda gittiğiniz köyleriniz, kasabalarınız ya da yaşadığınız şehrin hiç bilmediğiniz sokakları, caddeleri, mekanları için yapabilirsiniz. 
 
Nasıl, ne şekilde ve kiminle gittiğinizden çok, o gittiğiniz yeri sizin için anlamlı kılan şeyleri arayıp bulmalısınız. Yolda olmanın, hareket halinde olmanın, hayatınızı sadece o güne o ana sığsa da biraz olsun değiştiğini gördüğünüzde kendinizi hiç olmadığınız kadar rahat ve huzurlu hissedebilirsiniz. Sadece seyahat için geçerli değil bu bahsettiğim; gerçek hayatta da aslında tecrübe ettiğimiz şeylerin değil, bu tecrübelere karşı bakış açımızın değiştiğini gözlemleyebiliriz. Bunun temelinde olaylara, yola farklı bakmak, farklı düşünceler içinde olmak, iyileşmek, farkında olmak yatar. İlla ki pahalı tatil köyleri, oteller, pansiyonlarda kalın, atlayın uçağa buradan çıkın gidin ya da alın altınıza bir araba demiyorum size! Bir bisiklete atlayıp bir ormana kaçmanın, bir sahile inmenin, toprağa ayak basmanın değerinin de ne kadar fazla olabileceğini insanların görmesini istiyorum. Ne yazık ki ülkemizde ya da benim gördüğüm kadarıyla İstanbul’da insanların yeşil alanları et pişirmek ve ailece yemek yeme alanı maksadı dışında kullandıklarını çok görmedim. Oysaki herkesin uyuduğu ama doğanın eşsiz bir şekilde uyandığı sabahın o ilk saatlerinde, kulağınızda sevdiğiniz parçalar eşliğinde yapacağınız bir yürüyüşün, bir koşunun ya da kitabınızı alıp bir kaç saatliğine de olsa aslında kendi hayatınızın yoğunluğuna ara verdiğiniz o güzel dakikaları elde etmenin ne kadar kolay olabileceğinin farkına varmanızı istiyorum. İnanın bana bunları yapmaya başlamak size zor geliyor olabilir, fakat kafaya koyup ufak adımlarla bunlara başladığınızda size ne kadar iyi geldiğini, istemsizce bu anlar için zaman aramaya başladığınızı siz de göreceksiniz. 

Eğer yarın bu dediklerimi yapabilirseniz ne mutlu bana! Şimdi yapamasanız da gerçekten isterseniz koyun kafaya bugün değil ama bir gün mutlaka yaparsınız. Sonrası tamamen size kalmış önce kendi şehrinizi fetheder gezer, bir sonraki adımda kendi yurdunuzu sonra bir bakmışsınız başka ülkeleri geziyorsunuz. Çünkü sonunda bunun zevkini aldıktan sonra daha fazlası için istemsizce fırsat yaratmaya, planlar ve hayaller kurmaya başlayacaksınız ve esas her şey bundan sonra başlıyor olacak! Bir küçük kâseye seyahat için ayırdığınız para yüreklendirecek kimi zaman sizi, kimi zaman şunu almayayım da şuraya giderim en azından görmüş olurum demeye başlayacaksınız. Böylelikle hayatta yeni bir amaç, bir keyif elde edeceksiniz. Gerek kendi çapınızda gerekse arkadaşlarınızla… Hiç fark etmez.

Hayattan kaçmak için değil hayatı kaçırmamak için! 
 
Çıkın dışarıya! 
Etiketler:
Haber Editörü : Tüm Yazıları