Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%2,40
BIST 95.411
%-1,64
Dolar 5,3474
%-1,70
Euro 6,1008
%-1,19
Altın 222,64
- REKLAM -
REKLAM

Ne Kadar Sağlıklıyız ?

24 defa okundu kategorisinde, 19 Tem 2017 - 20:11 tarihinde yayınlandı
- REKLAM -


Başlığa bakınca bir an size burada sağlıkla ilgili bir ton bilimsel araştırmaya dayanan bir yazı yazacağımı düşünmüş olabilirsiniz, fakat bu gün burada çok daha farklı bir sağlık meselesinden bahsediyor olacağım. Burada size elimden geldiğince kendi iç dünyanıza dönebilmenizini ve iç dünyanızı görüp hissedebilmenizi istediğim yazılar yazmaya çalışıyorum. Evet uzun zamandır yazamadım biliyorum, fakat yazmak öyle bir eylem ki bazen çok yanlış anlaşılabiliyor,bu yüzden elimden geldiğince size duygularımı, düşüncelerimi, açıkça belirtmek istiyor ve bu yüzden de çoğu kez düşüncelere dalıyor, daha sonra yazıya dökmeye başlıyorum.

Bu gün burada size vücut sağlığınızdan, kullandığınız ilaçlardan bahsetmek değil amacım. Evet vücut sağlığı hayatımız için gerçekten çok önemli peki ya ruh sağlığımız? Düşüncelerimiz? Kafamız? Onların sağlığını hiç düşündük mü? Belki siz düşünmüş olabilirsiniz, eğer bunu başardıysanız ne mutlu size! Fakat görünen o ki çoğu insan bu durumu pek umursamıyor ya da kafa ve ruh sağlığımızın, bedeni onarmaktan çok daha zor olduğunu fark ettiğinden, hiç uğraşmadan hayatına devam ediyor. Ya da şöyle mi demeliydim etmeye çalışıyor…

Aslında çoğumuz gerçekten sağlıklı değiliz, bunu bindiğimiz toplu taşıma aracında birbirimize olan bakışlarımızda görüyorum, etrafındaki insanlar hakkında sürekli bir yorumda bulunan insanlarda görüyorum, birbirine bir günaydını, bir merhabayı çok gören insanlarda görüyorum, mutluluğu çok büyük şeylerde arayan, çoğu şeyi maddiyata bağlamaya çalışan, sırf kendi doğruları başkasının doğrusu olmadığı için kendi düşüncelerini sağlıksızca yaymaya çalışan insanlarda görüyorum, ama en kötüsü birbirine sevgiyle bakan iki insandan rahatsızlık duyan insanlarda görüyorum…

Ve başkalarını değiştirmekten çok önce kendimi değiştirmeye çalışıyorum. Ne zaman hastalıklı düşüncelere dalsam, bundan kurtulmanın yollarını bir an önce arıyorum, çünkü biliyorum ki eğer değiştirmeye kendimden başlarsam çevremi de değiştirebilirim, çünkü bir saat kadar bile hastalıklı düşünürsem, hayatımda o bir saati kaybetmiş oluyorum.

Düşünmenin bize bahşedilen muazzam bir hediye olduğunu düşünüyorum, çünkü kafatasımızın içinde çok değerli bir hazine taşıyoruz ve bunu kullanıp kullanmamak tamamen bize kalmış. Demeye çalıştığım hastalıklı düşünmek değil, değiştirmek, iyileştirmek için düşünmeliyiz, hayatımızda kim olursa, ne olursa olsun önce kendimizi düşünmekten başlamalıyız, bir başkası ne der? nasıl görür? ne yapar değildir bizim için önemli olan ve buna bağlı olarak hayatımızdaki, yakınımızdaki insanlar da dahil olmak üzere kimsenin tam anlamıyla duygusal zekamızı ölçemeyeceğini, her insanın farklı olduğunu, her insanın bir başka dünya olduğunu ve bu farklılıkların sonuçlarını yaşadığımızı bilin istiyorum. Bir başkasının bir şeyde başarılı olması ama sizin olamamanız, bir başkasının daha mutlu olması, sizin olamamanız gibi bir çok nedenin aslında hepimizin farklılığından kaynaklandığını bilin istiyorum. Bilin ve kabullenin, içinizde kıyasladığınız tüm şeylerle barışın, biri için değil kendiniz için spor yapın, sağlıklı yaşayın, gülün! Hatta öyle mutlu olun öyle bir gülün ki çoğu insan neye güldüğünüzü merak etsin, hastalıklı düşünen insanlardan kaçarak, yargılayarak değil ortak dilinizle hoşgörü, sevgi ve saygı ile kendi fikirlerinizi yayın istiyorum. İnsanlara küçük küçük tohumlar bırakın ve davranışlarınızla o tohumları sulayın, bir süre sonra başlayan filizlenmeyi, koskoca bir oramın ilk fidanlarını dikmiş olmanın mutluluğunu tüm vücudunuzda hissedin istiyorum.

Kendi özgürlüğünüzü kendi düşüncelerinizle, davranışlarınızla da bir başkasının özgürlüğünü kısıtlamayacağınız, filizlerinizin ağaç olup meyvesini verdiği günleri göreceğiniz, daha nice sağlıklı gününüz olması dileğimle…

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları