31 Temmuz 2021 itibariyle Covid-19 ile mücadelede aşılanan sayısı kişiye ulaştı.

a Akşam Vakti 20:29
İstanbul 32°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

İki teker üstünde kıtalararası yolculuk

Motosikletiyle kıtaları aşıyor, dünyanın en tehlikeli yollarında tek başına seyahat ediyor. Deneyimlerini ve maceralarını da @asilozbay Instagram hesabı üzerinden takipçileriyle paylaşıyor. İstanbul Gedik Üniversitesi akademisyenlerinden Asil Özbay ile motosiklet tutkusunu, maceracı kişiliğini ve gelecek rotalarını Milliyet Tatil için konuştuk.

Motosikletiyle kıtaları aşıyor, dünyanın en tehlikeli yollarında tek başına seyahat ediyor. Deneyimlerini ve maceralarını da @asilozbay Instagram hesabı üzerinden takipçileriyle paylaşıyor. İstanbul Gedik Üniversitesi akademisyenlerinden Asil Özbay ile motosiklet tutkusunu, maceracı kişiliğini ve gelecek rotalarını Milliyet Tatil için konuştuk.

Hem bir öğretim görevlisiniz hem de bir gezgin. Bize kendinizi biraz anlatır mısınız?

Asil Özbay, İstanbul Gedik Üniversitesi’nde öğretim görevlisiyim. Bunun yanında tutku ile yaptığım şeylerden biri dünyayı, kültürleri farklı coğrafyaları tanımaya çalışmak. Uzun yıllardır farklı kıtalarda farklı şekillerde seyahat ediyorum. Fakat motosikletle karayolu ile yaptığım yolculuklar bambaşka bir boyut kattı. Dünyayı anlama ve anlamlandırma biçimimi değiştirdi diye bilirim. Daha derin gözlemler yapma fırsatı verdi. Karayolu ile seyahat etmek; bazı şeyleri kıyaslama ve karşılaştırmak için farklı bir ortam sunuyor. Deneyimin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Herkesin yolculuğu kendine has elbette ama bana uygun olan gelişim yolculuğunun yeni ülkeler görmek ve oradaki kurgusuz hikayelerin bir parçası olarak gözlemler yapmak olduğuna inanıyorum.

Motosikletle dünya turu kulağa çok havalı geliyor aslında. Sizin motosikletle tanışmanız nasıl oldu?

Bisikleti çok severdim. Bir gün daha uzaklara gitmeye karar verdim. Çok keskin bir geçiş olmadı. İki teker hayatımın hep merkezindeydi. Şimdi sadece motoru olmuş oldu. Tanıştığımız andan bu yana (yaklaşık 19 yıl olmuştur) hiç ara vermeden devam eden bir yol arkadaşlığı oldu. Yaşamıma çok büyük bir katkısı oldu motosikletin. Kısa zaman içinde birçok şeyi sığdırmama yardımcı oldu yıllardır. Dünyayı onunla keşfettim. Onunla hayatımın en keyifli dakikalarını yaşadım.

Her gezginin en büyük hayallerinden biri sanırım bir gün dünya turuna çıkmak ve onu tamamlamak. Farklı ulaşım şekilleri var. Karavan, otostop, bisiklet. Ama hepsinden önce buna hazır olmak ve karar verebilmek. Neden motosiklet? Sizin dünya turuna karar verme maceranız nasıl başladı ve dünya turuna nasıl hazırlandınız?

Motosiklet ile dünya turuna başlamadan önce de seyahat ediyordum. Uçak, tren vs. Çok genç yaşlarda başladım seyahat etmeye. Fakat ertelemeden dünya turuna adım atmam gerektiği fikri ise; Kapalı Ceza İnfaz kurumunda satranç antrenörlüğü yaptığım döneme denk gelir. Yüzlerce mahkumla sohbet etme fırsatım oldu. Beni olgunlaştıran, hayata dair bir şeyleri sorgulamamı sağlayan bir yaşam deneyimiydi. Dünya turu hep aklımdaydı hep hayalimdi ama hapishane deneyimi hayallerin ve arzuların ertelenmemesi gerektiğini öğretti bana. Zamanın nasıl hızlı geçtiğine tanık oldum içeride. Ve bazı şeyler için zaman çok hızlı akıyor. Bedenim gençken hayallerim daha sıcakken yola çıkmam gerektiğine ikna oldum. Evet akademik kariyerim daha hızlı ilerleyebilirdi fakat hiçbir zaman pişman olmadım. Başıma gelen en güzel şey yaptığım yolculuklar ve yolculuklardan hafızalarımda kalan hikayeler.

Aslında düşününce sadece iki teker üstünde dünyayı geziyorsunuz. Motosikletin sizce en büyük artısı ve eksisi nedir?

En büyük artısı istediğiniz an istediğiniz yere gidebiliyor olma özgürlüğü. Bir uçak, bir otobüs ya da bir trenin kalkış saatine bağımlı değilsiniz. Dilediğiniz an yola çıkabilme ve dilediğiniz yerde durabilme esnekliğiniz var. Ve seyahatiniz süresince geçtiğiniz her yeri izleyebilme, gözlemleme fırsatınız var. Motosiklet ile seyahat etmek bence oldukça da ekonomik. Ülkemizdeki benzin fiyatlarını da göz önünde bulundurursak, ülke sınırını geçtikten sonra benzine daha az bütçe ayırıyoruz. En azından birçok ülke için geçerli bu. Motosikletin bir diğer artısı ise; gittiğiniz yerlerde sanki atı ile seyahat eden bir seyyah gibi karşılıyor insanlar. Benim hikayemde karşılaştığım insanlarla olan iletişimi kolaylaştıran ve hızlı bir şekilde tanışmamı sağlayan etken oldu motosiklet ile seyahat etmek. Benim için pek bir olumsuz tarafı yok ama eksisi olarak düşünürsem lojistik kısmı diyebilirim. Karayolu geçişi olmayan ülkelerde gemiye ya da uçak kargoya yüklemek zorunda kalıyorsunuz. Prosedür kısmı biraz zorlayıcı olabiliyor. Onun dışında bazı coğrafyalarda yedek parça bulmakta zorlandım. Türkiye’den parça beklemek zorunda kaldığım zamanlar oldu. Bu konularda kısıtlayıcı olabiliyor. Yine de çok keyif alıyorum motosiklet ile seyahat etmekten.

Kimi insan bir haftalık seyahatlerinde bile valiz dolusu eşya ile yolculuk yapmayı tercih ediyor. Siz dünya turunuza motosikletle çıkıyorsunuz ve depolama alanınız belli bir alanla sınırlı. Bu da aslında bir taraftan minimal yaşamı ön plana çıkarıyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Yanınıza alacağınız eşyaları nasıl belirliyorsunuz?

Yolculukların bana kattı en büyük öğretilerden bir tanesi; İhtiyaç duyduğum şeyleri ve beklentilerimi azaltabilmek oldu. İlk seyahatlerimde çantalar dolusu eşya ile yola çıkardım. Zaman geçtikçe ve yolculuğa dair deneyimim arttıkça daha az şeye ihtiyaç duyduğumu fark ettim İşlevsel olan ve yaşamamı kolaylaştıran şeylere yer açıyorum sadece.

TEDx konuşmanızda “Çok okuyan mı yoksa çok gezen mi bilir” sorusuna verdiğiniz bir cevap var. Sahi kim daha çok biliyor?

Okumak ve gezmek tartışmasız bizi dönüştüren şeyler. İkisinin de hayatımda kapladığı yer çok büyük. Okumak ve gezmek; oldukça zaman ve emek harcadığım şeyler. Bilginin ve deneyimin peşinde geçen bir yaşam serüveni yaşadığım fakat bence bir insanı geliştiren ve öğreten en büyük şey insan ilişkileri. “Bir insan kendini ancak ve ancak başka bir insanda tanır” bu sözün geçerliliği çok yüksektir yaşamımda. Birbirimize yakın potansiyellerle dünyaya geliyoruz. Rastladığımız insanlar, ilham aldıklarımız, bizlere rol model olan insanlar şekillendiriyor en çokta hikayemizi. Karşılaştığımız insanların bizi çok dönüştürdüğünü düşünüyorum. Bir de sevdiğimiz insanlarsa onlar asıl öğrenme o zaman gerçekleşiyor. Kalbimizi, ruhumuzu acıttığımız ve güven duyduğumuz insanlar. Bir ilişkinin sonu hüsranla da bitse yine de o yolculuğun bizlere çok şey öğrettiğini düşünüyorum.

Kimi insan konfor alanını terk etme konusunda sorunlar yaşıyor. Ama biliyoruz ki özgürleşmek ve kendi öz benliğimizi keşfetmek için bu alandan ayrılmamız gerekiyor. Siz bunu nasıl başardınız? Yapamayanlara tavsiyeleriniz neler?

Yıllar önce 5 ay kadar Kadın Kapalı Ceza İnfaz kurumunda satranç öğretmenliği yapmıştım. Mahkumlara dersler veriyordum. Oradaki esareti, hapishanedeki yaşamı ve hikayeleri yakından gözlemledim. Dışarıdaki yaşamı ertelememek konusunda bana büyük ders oldu orası diyebilirim. Belki de oradaki çalışma deneyimi; dışarıdaki hayatın değerini, yapmak istediklerim ve hayallerim konusunda zamanı kaçırmamam konusunda adım atmak gerektiğini öğretti ve özgürlük kavramını sorgulamamı sağladı. Zaman çok hızlı geçiyor. Ve özellikle gençken uzun süreli seyahatlerin, rotaların daha kolay ve daha keyifli olduğunu düşünüyorum. En önemlisi de gençlik döneminde aileden uzak, sorumluluk alarak elde edilecek o deneyimin çok kıymetli olacağını düşünüyorum.

Neden her rotanızın başlangıç noktası Kız Kulesi?

Çocukken dinlediğimiz tüm masallara döndüğümüzde kadınlar hep özel bir alanla sınırlandırılıyor. Rapunzel, Pamuk Prenses, Kül Kedisi gibi… Kız Kulesi efsanesi de benzer şekilde. Benim için bu başlangıç noktası, tüm bu kısıtlanmış alanları aşan bir kadını simgeliyor.

Balkan ülkelerinden sonra bir de Fas yolculuğunuz var. Farklı bir kültür ve coğrafya. Burada sizi en etkileyen şey ne oldu?

Fas çeşitliliklere yer açan bir ülke. Her bir köşesi bambaşka bir mimarı yapıya ve kültüre yer açmış bir ülke. Marakeş, Kazablanka, Raba, Şafşavan, Tanca, Quarzazate her bir şehir birbirinden öyle farklı ki. Sanki ülke değiştiriyormuş hissini yaşıyorsunuz. Sahara çölünden, Okyanus kıyılarına, Afrika’nın en büyük açık hava stüdyosundan surf yapılan modern sahillere kadar. Fas; bir ülkede yani bir sınır içinde görülebilecek çeşitlilik ve farklılık konusunda dünyadaki sayılı ülkelerden biri olmalı fikrimce.

Fas Tizi n’Tichka geçidini motosikletle geçtiniz. Burası deniz seviyesinden 2260 metre yükseklikte ve dünyanın en tehlikeli yollarından biri. Bunu neden yaptınız? 🙂 Bize biraz buraya ulaşma, hazırlık ve araştırma süreçlerinizi anlatır mısınız?

Sadece gideceğim rotaya göre motosikletimi hazırlıyorum. Onun dışında her rota için çoktan hazırım. Macerayı seviyorum. Belirsizlikler ve farklı koşullar içinde uyum sağlama çabasından keyif alıyorum. Yolculuklara yüklediğim anlam yenilik, mücadele, keşif. Bu yüzden çok fazla araştırıp çok fazla hazırlık yapıp büyüsünü kaçırmak istemiyorum. İran yolculuğunuz için ‘Kendimi en güvende hissettiğim ülkelerden biri oldu’ demişsiniz. İran yolculuğunuzu bize biraz anlatır mısınız?

İran ön yargılı olduğum ülkelerden biriydi maalesef. Medyadan gördüklerim ve dinlediklerim İran hakkında istemsiz ve objektif olmayan bir yargı yaratmış meğer zihnimde. İran’ı ve İran halkını yakından gözlemleme fırsatım oldu.

İki kere farklı yıllarda motosikletle İran yolculuğum oldu. Kendimi evimde ve güvende hissettiğim ülkelerden biri oldu. Çok okuyan çok sorgulayan ve oldukça kibar bir halk. Felsefe ve şiirle çok ilişkililer. Ve gözleri güzel bakan insanlar. Evet ülke içinde kabul edilemez ve anlaşılması zor kurallar var ama halkı ve kültürü beni çok etkiledi.

Pandemi sizin gezilerinizi nasıl etkiledi? İptal etmek zorunda kaldığınız rotalar oldu mu?

Motosiklet ile USA ve Güney Amerika rotasını planlamıştım. Yazmakta olduğum kitabımı Güney Amerika rotası ile bitirmeyi düşünüyordum. Pandemi ile birlikte birçok ülkeye giriş zorlaştı. Özellikle karayolu ile seyahatlerde kısıtlandı epey. Ben de Türkiye sınırları içinde bir seyahate çıktım. Daha birçok defa motosiklet ile Türkiye turum oldu o yüzden bu seferki yolculuğuma bir değer katmak istedik İstanbul Gedik Üniversitesi ile birlikte. Gittiğim illerde kitaplar hediye etmek istedim özellikle de çocuklara. Fırsat buldukça davet eden okulları ziyaret ettim. Söyleşilere katıldım. Özellikle daha çok kız çocukları ile buluşup geleceğe dair hayallerini konuşmak büyük keyif verdi. Bu yolculuğum kat ettiğim kilometreleri daha anlamlı hale getirdi diyebilirim.

Yolculuklara yüklediğiniz anlam nedir?

Yaptığım tüm yolculuklar yeni yerler görmekten ziyade yeni bir “ben” ile buluşma arzusu taşıyor daha çok. Hikayeler biriktirmek ve değişerek, dönüşerek evime dönme hayalleri ile çıkıyorum yola. Fakat tüm bu bireysel arzularımın yanında bir taraftan da tek başına da bir kadın olarak neler yapılabileceğini göstermek ve özgür bir kadının görünürlüğünü sağlamak da çok değerli geliyor.  Yaptığım bu yolculuklar bireysel bir keşif olmasının yanında bir taraftan da toplumsal boyutuna da önem vermekteyim. Bir kadının motosiklet gibi erkek arenasına ait bir alanda, dünyanın farklı coğrafyalarında tek başına zorlukların üstesinden gelebildiğini görünür kılmak değerli geliyor. İnsanları, özellikle de kadınları kendilerine güvenmeye ve dünyayı keşfetmeye motive etmek yolculuklarımın diğer bir parçası. “İstersek ve adım atarsak başarabiliriz” paylaşımlarımda da bunu vurgulamaya çalışıyorum.

Sizin gibi dünyayı ya da Türkiye’yi gezmek isteyen gençlere ne önerirsiniz?

ERTELEMEMEK. Göründüğü kadar zor değil seyahat etmek. Birçok genç yaz tatillerini deniz, kum, güneş üçlüsü ile geçiriyor. Her sene benzer yerlere gidip benzer şekillerde seyahat ediyor. Zamanı genişletmenin ve geçirdiğimiz zamandan deneyim kazanmamızın tek yolu farklılıkları deneyimlemek. Ekonomik yurt dışı seyahatleri için ise birçok yöntem var. Öğrenci değişim programları, Avrupa gönüllülük projeleri, Çocuk bakıcılığı, Work and Travel Amerika gibi gençleri seyahat etmeye teşvik eden keyifli programlar. Birçok genç bilmediği bir ülkeye gittiğinde başına gelebilecek olumsuz hikayeleri düşünerek adım atmaktan vazgeçiyor. Gelişmenin, farklılaşmanın ve olgunlaşmanın yollarından biri farklı kararlar ve riskler alabilme cesareti gösterebilmektir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

İki ilden yeni karantina haberleri geldi.

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.